Türkiye Enerji Dönüşümünde İnovasyon ve Patent Eğilimleri

Türkiye Enerji Dönüşümünde İnovasyon ve Patent Eğilimleri

Enerji arzında yenilenebilir enerji kaynaklarının payının artırılmasını, enerji talebinde ise verimliliği önceliklendiren adımların hızlı ve etkin şekilde atılabilmesi düzenleyici/yönlendirici politika çerçevesinin, yeni enerji teknolojilerini de destekleyecek şekilde tasarlanması önem taşımaktadır. Bu çalışma, yeni teknolojilerin gelişimini patent verileri ve dış ticaret akımları yoluyla izleyerek bir teknoloji haritası sunmakta ve Türkiye’nin küresel seviyede pozisyonunu değerlendirmektedir. Böylelikle, Türkiye’nin yenilenebilir enerji kaynaklarının payının artırılmasına ve mevcut kaynakların verimli kullanılmasına yönelik politikasını, teknoloji geliştirme boyutuyla da destekleyecek bir yaklaşıma katkıda bulunmayı amaçlamaktadır. Ortak Patent Sınıflandırması (Cooperative Patent Classification, CPC) kullanılarak patentler arası ilişkilerin ve 10 yıllık (2009-2018) eğilimlerin incelendiği çalışmada, yenilenebilir enerji teknolojileri arasında en hızlı gelişim kaydeden kara tipi rüzgâr ve güneş FV teknolojileri, enerji depolama teknolojileri ve elektriğin verimli üretilmesi, iletilmesi ve dağıtılmasını destekleyen teknolojiler ele alınmıştır.

Alt teknolojiler bazında yapılan analizler patent faaliyetleri ile ticari akımlar arasındaki sıkı bağlantıyı ortaya koymaktadır. Patent başvuruları, daha yüksek oranda ilgili ürünlerin ithalatçısı ya da bu ürünlerle ilgili yatırım projelerine ev sahipliği yapan ülkelerin patent ofislerine yapılırken, patentlerin icatçısı olan ülkeler aynı zamanda ilgili ürünün de ihracatçısı konumundadır. Analize konu teknolojiler içerisinde güneş FV patentlerinin daha yüksek oranda farklı alanlardaki teknolojilerden atıf aldığı, bu nedenle de diğer teknoloji alanlarını etkileme potansiyelinin daha yüksek olduğu görülmektedir.

Küresel eğilimler içerisinde Türkiye, hali hazırda yüksek paya sahip/olgunlaşmış teknoloji alanlarında patent faaliyetleri açısından aktif durumdadır. Yükselmekte olan, yeni teknolojiler arasında ise henüz yeterli patent faaliyeti bulunmamaktadır.

Bu sonuçlar ışığında, düşük karbonlu enerji teknolojileri alanında Türkiye’nin küresel eğilimleri takip edebilmesi ve teknoloji geliştiren bir ülke olarak, katma değerli üretime geçiş yapabilmesi için öneriler geliştirilmiş, Ar-GE, inovasyon, patentleme ve ticarileşme süreci içerisinde düzenleyici ve destekleyici olarak yer alan Bakanlıklar, araştırma altyapısı sağlayan kamu ve özel araştırma kurumları ve enstitüler, bilimsel bilginin ve teknoloji geliştirmek için gerekli insan kaynağının yetiştirilmesini sağlayan üniversitelerin değerlendirmesi için sunulmuştur.

Aralık 2019

İlginizi Çekebilir: